Makaleler

Modern, dijital bir serüvende yaşayan eleştirel insanın ölümü

Modern (Dijital) Eleştirelin Serüveni Dijitallik aracılığıyla bu çağda verilmekte olan amansız savaş; modern olanın yaşama dürtüsü ile kendisine bir iktidar alanı devşirme hevesinden kaynaklanmaktadır. Modern olan, kitle fethine çıkmış, daimi ‘biyo-politik’ bir bedenden ibarettir. Ey doğru yolun yolcusu, çaresiz kalma. Çıkma kendinden dışarı, serseri olma. Kendi içine sefer et erenler gibi. Sen görenlerdensin, dünya seyrine

Continue reading

Posthümanist Dilbilim NatIve SpeakerIsm’e Karşı: Anadil Konuşucusu Ne Değildir?

Zeynep Arpaözü ve Tan Gedik Anthony Burgess’in Otomatik Portakal (1962) romanında Alex ve “kankaları” (droogs), genel anlamda İngilizce anadil konuşucularıdır ancak Burgess’in yarattığı “Nadsat” adlı diyalektte konuşurlar. Aynı zamanda bir dilbilimci de olan Burgess, karakterlerine bu diyalekti verdiğinde, yüzeyde görünenden başka pek çok şey söylemek istemiş olabilir. Ancak bu yazıdaki odağımız şu sorunun yanıtı üzerinde

Continue reading

Feminist Öfke, Posthümanizm ve Diğer Şeyler: “Kişisel Olan Politiktir”

Pandemi sürecinden beri beni epeyce rahatsız eden bir uyku sorunum var; geceleri uyuyamıyorum, uyursam ya bir-iki saat dalabiliyorum ya da hiç. Gün içinde çoğu kez işle güçle oyalanıyorum ancak bazen de yorgunluktan uyuyakaldığım oluyor. Bir gün düzelmiş gibi oluyor, sonra başa sarıyorum yine. Gel gelelim, bu gece yine sadece bir-iki saat uyuyabilmemin başka bir nedeni

Continue reading

The Ocean ContaIner Romanının Yazarı PatrIk Sampler ile Söyleşi

Z. Gizem Yılmaz Karahan’ın Kanadalı yazar Patrik Sampler ile söyleşisini Tan Arda Gedik çevirdi, Başak Ağın redakte etti ve düzenledi. Yılmaz Karahan’ın The Ocean Container (2017) romanının incelemesini yaptığı yazıya buradan göz atabilirsiniz. The Ocean Container isimli ekolojik distopyanız ilk bakışta fütüristik gözükse de, aslında şu anda karşı karşıya olduğumuz bazı çevresel sorunları ele alıyor.

Continue reading

On Sekizinci Yüzyıl Avrupası’nda İcatların Yolculuğu ile Değişen Özne-Nesne İlişkileri

Sanayi Devrimi’nin gündelik yaşama etkisi sebebiyle insanlarla nesnelerin ilişkisinin basit ‘alet’ kullanımından öteye geçip karmaşıklaşması, özne-nesne ilişkilerini yorumlamakta önemlidir. Ancak Sanayi Devrimi’ne giden seyirde on sekizinci yüzyılda büyük bir ivme kazanan uluslararası ticaretin etkileri unutulmamalıdır. Coğrafyanın ticari ilişkilere göre yeniden haritalandırıldığı, uzakların yakın, “egzotiğin yerel olduğu”[1] bu dönemde başta İngiltere olmak üzere İspanya, Fransa ve

Continue reading

Kitap Tanıtımı: PatrIk Sampler’dan Okyanus Konteyneri (The Ocean ContaIner)

2017 yılında, ‘Kısım Sıfır’, ‘Kısım Bir’, ‘Kısım İki’ ve ‘Kısım Üç’ olmak üzere dört kısımdan oluşan bir roman girdi piyasaya: Kanadalı yazar Patrik Sampler’ın The Ocean Container isimli ekolojik romanı. Henüz Türkçeye çevrilmemiş olsa da başlığın Okyanus Konteyneri olarak çevrilebileceği kanısındayım. Bu, çevirmenlere açık bir çağrı da olabilir. Geçen sene ekofobinin bir sanat eğlencesi olarak

Continue reading

RosI BraIdottI ile Söyleşi

Posthümanist kuramların öncülerinden, düşünür Rosi Braidotti’nin bağımsız gazeteci Iu Andrés ile yaptığı söyleşiyi Başak Almaz çevirdi; Başak Ağın redakte etti ve düzenledi. Orijinal metnine buradan ulaşabileceğiniz söyleşiden kesitleri içeren videoyu da bu linkten izleyebilirsiniz. Ben Rosi Braidotti. İtalya’da doğdum, Avustralya’da büyüdüm, doktoramı 1970’lerin sonunda, Paris’teki Sorbonne Üniversitesi Felsefe bölümünde tamamladım. Avrupalı bir filozofum, Kıta Avrupası

Continue reading

Dişi Alfanın İntikamı: BItten Dizisinin Posthümanist Feminist Eleştirisi

2014 ve 2016 yılları arasında yayınlanmış Kanada yapımı bir dizi olan Bitten (Isırılmış), Kelley Armstrong’un Women of the Otherworld (Öteki Dünya’nın Kadınları) adlı kitap serisinden uyarlanmıştır. Üç sezon 33 bölümden oluşan bu dizi, Laura Vandervoort tarafından canlandırılan Elena Michaels karakterinin dünya üzerindeki tek kurt kadın[1] olarak yaşadığı maceralarını anlatmaktadır. Dizinin hikâyesi, ataerkil ve heteronormatif ögelerin

Continue reading

Kültürel Çalışmalarda Hümanist Kibir ve Post-İnsan Bilimlerinin İnşası

“Öyle ya da böyle, kendinden emin bir biçimde her daim insan olageldim ve sadece insanım, diyemez herkes” (Rosi Braidotti). Kültürel Çalışmalar, entelijansiyanın ilgi dâhiline girmeyen konuların, Cambridge’in çay bahçesinden akademiye taşınmasıyla doğdu. Böylelikle, normal olanı kuramla tanıştırarak, gündelik hayatın nesneleştirilmesini önleyen bir disiplin haline geldi. Paul Willis’in deyimiyle[1], bahsedilen kültür; hüner, görgü ya da bayramlık

Continue reading

Ekohümanizm: Tahakkümcü Olmayan Bir Hümanizm [Mi?]

İçinde “insan” kelimesini barındırması sebebiyle insanı vurgulayan, bu nedenle de insanı tüm değerleme sistemlerinin ana öznesi olarak gören hümanizm, insanmerkezciliğin yarattığı sorunların kaynağı olarak düşünülmüş, bu düşünce biçimi sonucunda da, yirmi birinci yüzyılın başlarından itibaren bazı düşünürler tarafından yeniden ele alınmaya başlanmıştır. Çağımızın hümanistleri, John Stuart Mill, Thomas Henry Huxley, Francis Bacon gibi eski hümanistlerin

Continue reading

Yükleniyor…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Bizi Takip Edin

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.

Bir Cevap Yazın