Makaleler

Öteki Olmak: La Planète Sauvage

“Yalnızca-avcı” bakış açısından besin zincirinin türümüzün üstün değerini yansıttığını düşünüyoruz ve her şeyi yeniden inşa ediyoruz ki bize aynı görüntüyü geri yansıtsın. Bu da hayatta insan olarak rolümüzde her daim üstünlük sahibi olduğumuzu kendimize doğrulama şeklidir.” Val Plumwood, Eye of the Crocodile (2012, s. 36) Yıl 2021, ortalama bir market günde yaklaşık 800 civarı müşteriyi

Continue reading

Dracaena draco

“İnsan eyleyiciliği, her ne kadar maddesel eyleyicilikten epeyce farklıysa da, aslında her iki eyleyicilik de birbirlerini öznelerarası bir biçimde kapsarlar. İşte tam da bu bakımdan anlatısal eyleyicilik (narrative agency) kavramı maddesel ekoeleştiri paradigmasının çekirdeğini oluşturur ve birbiriyle çelişen ancak çeşitli varlık biçimlerinin, söylemlerin, anlamların ve maddeselliğin birbiri içerisine geçmesiyle her daim zenginleşen dolanık ilişkileri tetikler.”

Continue reading

Deniz Salyası, Göçebe Özneler ve Posthüman Engellilik Çalışmaları

“En basit haliyle engellilik, hümanizmin sunduğu dar görüşlü perspektifi ve onun temsiliyet dışı doğasını bulandırır. Biz, engelliliğin posthüman durumun tam da temeli olduğunu savunuyoruz: Çünkü yeni ontolojiler, yeni ilişkilenme, yaşama ve ölme biçimleri gerektirir. Posthüman çalışmalar ve eleştirel engellilik çalışmaları, toplumun saygın bir vatandaşı olmanın anlamına ilişkin cepte gördüğümüz, ideolojik ve normatif imalara karşı antitez

Continue reading

PENTACLE 101: Biyobölgesellik

Biyobölgesellik (bioregionalism), toprakta yaşayan canlılar kadar insanların da toprağa ait olduğu konusundaki vurgusuyla, biyobölgelerde sürdürülebilir yaşama odaklanan sosyal bir hareket ve aktivist bir çalışma alanıdır. Biyobölgeler biyocoğrafya, ekoloji, kültür, ekonomi ve tarihin ayırt edilebilir ve gözlemlenebilir bir biçimde birbiriyle iletişimde olduğu “yaşam alanları”dır. Bir biyobölgenin sınırları iklime, topoğrafyaya, floraya, faunaya, toprağa ve suya olduğu kadar

Continue reading

Yosun Patlamaları, Sanat ve Diğer Şeyler: Fara Peluso’nun Spekülatif Tasarımcı Olarak Portresi

PENTACLE için kaleme aldığım bu yazı, Berlin’de yaşayan Fara Peluso’nun spekülatif tasarım kavramıyla şekillenen sanatsal üretimine odaklanıyor. Posthümanizm okumaları ve paralelinde spekülatif tasarımı, sanatsal araştırma projelerine entegre eden bir sanatçı ve tasarımcı olarak kendini konumlandıran Fara Peluso, endüstriyel tasarım eğitimini tamamladıktan sonra, piyasaya hizmet edecek bir tasarımcı olmayı reddetmiş. Kendisiyle yaptığımız sohbetten yola çıkarak hazırlanan

Continue reading

PENTACLE 101: Biyosemiyotik

Biyosemiyotik, en basit canlı organizmalara ve biyolojik organizasyonun en düşük seviyelerine kadar pek çok yaşam formunda var olduğu düşünülen niteliksel semiyotik süreçleri incelemektedir. Bu alan, gösterge süreci (semiyosis) ve yaşam arasındaki ayrılmaz bağlılığı derinlemesine araştırır ve göstergeye dayalı aktiviteyi canlı organizmaların önemli bir özelliği ya da yaşamın birincil koşulu olarak ele alır. Temelde biyosemiyotik alanı,

Continue reading

Antik Çağlarda İklim Değişikliğinin İzini Sürmek: Antik Mezopotamya ve Atra-hasis

Z. Gizem Yılmaz Karahan’ın İngilizce olarak kaleme aldığı bu makalenin orijinali Paradoxa dergisinde yayımlanmış ve derginin özel izni ile PENTACLE için Başak Almaz tarafından çevrilmiş, redaksiyonu Sümeyye Aslan ve Şafak Horzum tarafından yapılmıştır. Son okuma ve düzenlemeler Başak Ağın’a aittir. Makaleden alıntı vermek isteyenler için künye bilgileri aşağıda sunulmuş, metin içerisinde ilgili sayfa numaralarının başlangıç

Yeni Bir Siborg Modeli

“‘Anti’ ön ekinin aksine, ‘post’, karşıt ontolojilere uyum gösterip onlara boyun eğmez, böylelikle de ben(lik)/öteki, özne/nesne, canlı/cansız, insan/hayvan, insan/robot, erkek/dişi, fiziksel/sanal, etten kemikten olma/makine, vatandaş/yabancı ve normal/patolojik arasındaki ayrımların bir kenara bırakılmasını sağlar.” “‘Post’ Latince hem ‘geride kalan’ (yere ilişkin ise), hem de ‘sonra’ (zamana ilişkin ise) anlamına gelir. ‘Sonra’ olarak ‘post’, doldurulabilecek boş bir

Continue reading

Dilsel Kuantum Parçacıkları

Dilbilim uzun bir süredir pozitivist yöntemler ile dili önceden belirlenmiş kalıplara sokmaya çalışmaktadır. Belki de bunun en iyi incelenebileceği yer kelime kategorileridir [word categories]. Ancak, başka makalelerin de gösterdiği gibi (Herbst, 2016), inceleyicilerin incelenen şey üzerine atfettiği özellikler her zaman doğru çıkmamaktadır. Bu yazıda dilbilimde yaşanan bu karmaşıklığa kuantum fiziği ve posthümanist bir yorumlama ile

Continue reading

Yükleniyor…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Bizi Takip Edin

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.

Yorum