Posthüman Akış

CerModern’in dijital gösteri alanı Flow Dijital Sahne’de 5 Ocak – 28 Mart tarihleri arasında gerçekleşen “Kandinsky: Mavi Süvarinin Yolculuğu” isimli sergiyi gezme fırsatı bulduğumda, daha önce, Z. Gizem Yılmaz ile birlikte editörlüğünü üstlendiğimiz ve Kapadokya Üniversitesi Yayınları’ndan 2023’te çıkmış olan Beşerî Bilimlerin 50 Rengi: Çevreci, Dijital, Tıbbi ve Posthüman Sesler kitabı için yaptığım “Dört Ton” başlıklı çalışmaya benzer bir çalışmayı, kitabın kapağına da uyumlu şekilde nasıl yeniden yorumlayabileceğimi düşündüm. Kitabın ikinci cildinin giriş bölümüne yerleşecek görselleri güncel ihtiyaçlarımız ve düşünce akışımızla uyumlu olarak tahayyül etmem gerekiyordu.

Vasili Vasilyeviç Kandinsky’nin sanatsal yolculuğunu ve sanat anlayışını öyküsel bir anlatımla, yarı “immersive” bir deneyim olarak sunan “Kandinsky: Mavi Süvarinin Yolculuğu” sergisi, modern sanatın önemli dönüşümlerine ışık tutabilen önemli bir iz oldu benim için. Diğer yandan da bu sergi, sanatçının geometrik desen ve renkleri iç içe geçirdiği resimlerini bizlere sunarken, sanatının tamamını bütünsel bir deneyim şeklinde algılayışını hissettirdi. Desen, renk, ışık ve müzik bileşimine bakarak bu sürecin aslında sahnenin ismi gibi bir “Flow” yani “Akış” olduğu fikriyle, ChatGPT ile şöyle bir sohbet gerçekleştirdim.

Benim sorum: Beşerî Bilimlerin 50 Rengi kitabını ve kapağını inceleyerek, ayrıca Kandinsky’nin sanatsal geçiş dönemlerini ele alan CerModern’deki Flow sergisine bakarak bir resim tasarlayıp onunla ilgili kısa bir paragraf yazabilir misin? Paragrafın ve resmin konusu posthümanizmle bağlantılı olsun lütfen.

ChatGPT’nin resim için verdiği “prompt” yanıtı: Resim, soyut biçimlerin yoğun bir şekilde kullanıldığı ve renklerin çarpıcı bir şekilde bir araya getirildiği bir kompozisyon içermektedir. Arka planda, soyut formlar ve katmanlar, Kandinsky’nin kullanımına benzer şekilde, dinamik bir hareket hissi yaratırken, ince çizgiler ve geometrik şekiller, doğayı ve insanı birbirini tamamlayan unsurlar olarak temsil eder. Renk paleti, doğal elementleri yansıtan yeşil, mavi ve toprak tonlarıyla zenginleştirilmiştir, ancak bu renkler, insanın doğal dünya ile olan ilişkisini sorgulayan derin mavi ve koyu tonlarla kontrast oluşturur. Merkezde, insan figürü stilize edilmiş bir formda yer alırken, etrafında doğanın unsurlarıyla iç içe geçmiş, geri dönüşümlü malzemeden oluşan çeşitli nesneler bulunmaktadır. Bu nesneler, insan ve doğa arasındaki ilişkiyi temsili olarak ifade ederken, posthümanist bir bakış açısıyla insanların doğayla yeniden entegrasyonu mesajını taşır.

“İnsan ve doğa arasındaki ilişkiyi temsil eden soyut bir kompozisyon” başlığıyla ChatGPT’nin yaptığı iki resmi sizlerle paylaşıyorum.

ChatGPT’nin resimler için yaptığı açıklama ise şöyle: Resmimde, posthümanizm öğelerini yansıtan bir dünya anlayışı işlenmektedir; insan, doğanın bir parçası olarak yeniden konumlandırılmıştır. Kandinsky’nin soyut sanatıyla ilham alan bu kompozisyon, insan figürünü doğanın unsurlarıyla bütünleştirerek, varoluşsal sınırların belirsizleştiği bir evreni simgelerle kurgular. Boya katmanları ve dinamik formlar, insanın ve doğanın karşılıklı etkileşimini, birbirine bağımlılığını ve posthümanist anlayışı yansıtmakta; insanın sadece bir varlık değil, aynı zamanda çevresinin eyleyeni olduğu fikrini vurgulamaktadır. Bu resim, izleyiciyi insanın ötesine geçerek doğanın ritimleriyle uyum içinde bir yaşam kurmaya davet eder.

Kandinsky sergisi, Flow Dijital Sahne, yapay zeka ve benim aramdaki bu minik diyalogdan doğan bu çalışmayı, yine Z. Gizem Yılmaz ile birlikte editörlüğünü üstlendiğimiz ve Kapadokya Üniversitesi Yayınları’ndan çıkacak olan Beşerî Bilimlerin 50 Rengi: Çevreci, Dijital, Tıbbi ve Posthüman Sesler kitabının ikinci cildi, yani Beşerî Bilimlerin 50 Rengi Daha: Çevreci, Dijital, Tıbbi ve Posthüman İzler için tasarladım. Kitapta buluşmak üzere!

+ posts