Bu yazı Doç. Dr. Başak Ağın’ın 2024-25 Güz döneminde TED Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde verdiği Introduction to Environmental Humanities (Çevreci Beşeri Bilimlere Giriş) dersinde yazılan ödevlerden seçilmiştir. Lara Nil Bayraktaroğlu’nun ekomateryalizm üzerine kaleme aldığı değerlendirme yazısını, yazarın kendi çevirisi ve Başak Ağın’ın redaksiyonuyla sunuyoruz.
Neo-materyalizm, maddeci ekoeleştiri ve eko-materyalizm gibi her türlü materyalizm, liberal hümanist kültüre bir tepki olarak ortaya çıkar ve maddenin eyleyiciliği kavramını vurgular. Yeni materyalizm ve maddesel kültür çalışmalarını kullanarak ve bunları çevreci beşeri bilimlerle birleştiren eko-materyalizm tüm materyalizmler arasında bütünleşik bir olgu yaratır. Diğer materyalizmlerden farklı olarak eko-materyalizm, her şeyi içinde barındırabilir. Bir bakıma onları besler, kapsamına alır ve geliştirir. İnsanın doğa ile duygusal bir ilişkisi vardır, ancak çevre hareketine yönelik politik itici gücün eksikliği onun çöküşüne neden olur. Eurozine.com’da karşımıza çıkan “Ekolojik Materyalizm: Doğa Nasıl Politikleşir?” adlı bir makalede şöyle bir ifade geçmektedir: “Bir talep ne kadar radikal, doğa odaklı ve naif olursa, gerçekleşme olasılığı o kadar düşük olur ve sonuçları felaket olur.” Diğer yandan, eko-materyalizmin yardımı ile çevrenin ihmali sorumlu korumaya dönüştürebilir. Bununla birlikte, doğa değerlerle doludur ve insan çevrenin değerini düşürür, bu da gruplarda çevre sorunları ve ihmal hakkında tartışmalara neden olur. Eko-materyalizmin amacı, insanların, canlılar dünyasının hem insanı, hem doğayı, hem de hayvanları içerdiğini ve herkesin aynı biyolojik ve ekolojik koşullar altında yaşadığını anlamalarıdır. Rosi Braidotti ve Maria Hlavajova editörlüğünde 2018’de yayımlanan Posthuman Glossary adlı kitabın “Eko-materyalizm” başlıklı bölümünü kaleme alan Serpil Oppermann, maddenin yaşam döngüsünü anlamanın ne kadar kritik olduğunu vurgular ve geri dönüşüm ve atık azaltmaya güçlü bir şekilde öncelik veren “beşikten beşiğe” tasarım fikrini destekler. “Beşikten mezara” modelinden farklı olarak, “beşikten beşiğe” sürdürülebilirlik idealleri ile bağlantılıdır. Sadece israfı en aza indirmekle kalmaz, aynı zamanda ürünlerin çöpe gitmesi yerine enerji ve kaynakları korur. Eko-materyalizm, sembolik ve fiziksel anlamda ürünlerin kaderindeki belirsizliğin üstesinden gelmek için ideolojik, kültürel ve çevresel zorluklarla ilgili düşünce üretir ve çeşitli anlam üretme pratiklerimize odaklanır. İnsanlar ve insan olmayan türler arasındaki önemli etkileşimleri inceleyerek insan merkezli düşünceden uzaklaşan bir bakış açısını vurgular. Bu geçiş, sürdürülebilir çevre politikalarının oluşturulmasını teşvik eder ve kültürel normlarımızda değişimi zorlar. Buna ek olarak, eko-materyalizm, tüm canlıların birbirine bağımlılığını ve ekolojik olarak bilinçli davranışın gerekliliğini vurgulayarak dünyaya daha geniş bir bakış açısını teşvik eder.
Sonuç olarak, eko-materyalizm, doğal dünya ve mineraller, hayvanlar ve doğa gibi insan olmayan tüm canlılarla olan bağlantımız hakkında daha fazla farkındalık geliştiren bir duruş ve liberal hümanist kültüre karşı önemli bir tepkidir. Eko-materyalizm, geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir kaynakların kullanımını teşvik eder ve sürdürülebilir kaynak kullanımı için bir değişiklik arar. Bunu yaparak, ürünlerin üretimden atığa kadar yaşam döngülerinin her aşamasını dikkate alacak şekilde tasarlandığı sürdürülebilir bir ekonomi yaratmaya yardımcı olur. Sürdürülebilirlik tartışmasını geliştirir ve çevresel beşeri bilimlerden ve yeni materyalizmlerden gelen fikirleri birleştirir. Sürdürülebilir kaynak bulmayı ve kaynakları kontrol etmeyi teşvik eder ve herkes için daha sürdürülebilir ve eşit bir gelecek yaratır.
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
-
Başak Ağın
